Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarında Görevli Mahkemenin Değişmesi: Asliye Ceza Mahkemeleri Dönemi
İş, şirket, icra, ceza ve aile hukuku alanlarında deneyimliyim. Bu blogda, güncel davalar ve hukuki ipuçlarıyla yanınızdayım.
5/8/20243 min read
Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarında Görevli Mahkemenin Değişmesi: Asliye Ceza Mahkemeleri Dönemi
Ceza yargılamasında görevli mahkemenin belirlenmesi, adil yargılanma hakkı, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılması ve uzmanlaşma ilkeleri açısından büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda, 5235 Sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle, Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçlarının yargılamalarının artık ağır ceza mahkemeleri yerine asliye ceza mahkemelerinde görülmesi öngörülmüştür.
Bu değişiklik, hem uygulamada hem de doktrinde önemli tartışmaları beraberinde getirmiştir.
Değişiklikten Önceki Hukuki Durum
TCK m. 158 kapsamında düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçu, uzun süredir cezanın üst sınırı ve suçun niteliği dikkate alınarak ağır ceza mahkemelerinin görev alanında kabul edilmekteydi. Özellikle kamu kurumlarının araç olarak kullanılması, bilişim sistemleri yoluyla dolandırıcılık ve bankaların zararına işlenen fiiller gibi nitelikli hâller, ağır ceza mahkemelerinin uzmanlık alanına giren suç tipleri arasında yer almaktaydı.
Bu durum, nitelikli dolandırıcılık dosyalarının çoğunlukla uzun süren ve karmaşık yargılamalara konu olmasına neden olmaktaydı.
5235 Sayılı Kanun’daki Değişikliğin Kapsamı
Yapılan değişiklikle birlikte, nitelikli dolandırıcılık suçlarının yargılamasında görevli mahkeme asliye ceza mahkemesi olarak belirlenmiştir. Bu düzenleme, suçun vasfından ziyade yargılamanın etkinliği ve iş yükünün dengelenmesi amacıyla getirilmiş yapısal bir değişiklik olarak değerlendirilmektedir.
Özellikle ağır ceza mahkemelerinin iş yükünün azaltılması ve daha hızlı bir yargılama sürecinin sağlanması, düzenlemenin temel gerekçeleri arasında yer almaktadır.
Değişikliğin Uygulamaya Etkileri
Görevli mahkemenin değişmesi, yalnızca yargılamanın yapıldığı mahkemeyi değil; aynı zamanda birçok usulî sonucu da beraberinde getirmektedir. Bu kapsamda:
Asliye ceza mahkemelerinde görülen davalarda yargılama sürelerinin kısalması beklenmektedir.
Sanık ve müdafiler açısından, daha az formalist ve daha hızlı bir yargılama pratiği söz konusu olabilecektir.
Mağdurlar bakımından, kararların daha kısa sürede kesinleşmesi mümkün hâle gelecektir.
Bununla birlikte, nitelikli dolandırıcılık suçlarının çoğu zaman teknik, belgeli ve çok taraflı dosyalar olduğu dikkate alındığında, bu suçların asliye ceza mahkemelerinde görülmesinin uzmanlaşma ilkesini zayıflatabileceği yönünde eleştiriler de gündeme gelmektedir.
Geçiş Süreci ve Devam Eden Davalar
Görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle, değişiklik sonrasında derdest dosyalar bakımından da görev meselesi yeniden değerlendirilecektir. Bu noktada, mahkemelerin görevsizlik kararı vererek dosyaları asliye ceza mahkemelerine göndermesi söz konusu olabilecektir. Uygulamada bu sürecin nasıl şekilleneceği, Yargıtay içtihatları ile netlik kazanacaktır.
Sonuç ve Değerlendirme
5235 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikle nitelikli dolandırıcılık suçlarında görevli mahkemenin asliye ceza mahkemesi olarak belirlenmesi, ceza yargılamasında hız ve etkinlik hedefleri doğrultusunda atılmış önemli bir adımdır. Ancak bu değişikliğin, suçun karmaşıklığı ve toplumsal etkisi dikkate alındığında, uygulamada ne ölçüde başarılı olacağı zamanla ortaya çıkacaktır.
Kanaatimizce, görev değişikliğinin olumlu sonuçlar doğurabilmesi için asliye ceza mahkemelerinde uzmanlaşmanın artırılması, bilişim ve finans suçlarına ilişkin teknik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
